About Burak Pehlevan

http://ibretlikhikaye.com

Posts by Burak Pehlevan:



Ekim 2014

Bir Arkadaşlık Hikayesi

    Bir hastane odası iki yatak ve hayatla ölüm arasındaki çizgide yaşamdan yana kalmaya çalışan iki kalp hastası. Yataklardan biri pencere önünde diğeri duvar dibinde. Pencere önündeki sabahtan akşama kadar pencereden dışarı bakıp seyrettiklerini duvar dibinde bir şey görmeden, aynı kaderi paylaşan bir şey görmeyen hasta arkadaşına anlatıyor! -Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif(…)

Share

Çatlak Kova

  Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan efendisinin evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her(…)

Share

Bir kâse yoğurt

  Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her(…)

Share

Ömür : Bir ezan ile namaz arası kadar…

  Ömür : Bir ezan ile namaz arası kadar… Namazsız ezan ile ezansız namaz arasında Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla soruyor: “Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?” Dede tatlı bir gülücükle: “Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum.” deyince torun: “Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?” der. Dede: “Evet yavrum. ömür,(…)

Share

Sizin Elinizde…

    Zamanın birinde çok akıllı iki kardeş yaşarmış. Etrafındaki ve okuldaki bilgiler kendilerine yetmediğinden, annesi onları, bulundukları beldenin bilge adamına götürmüş. Kardeşler, bilge adama pek çok sorular sormuşlar ve her defasında kendilerinin tatmin olduğu cevaplar almışlar. Bundan çok memnun olan kardeşler, bir müddet için bilgenin yanında kalıp daha çok şeyler öğrenmek için annelerinden izin(…)

Share

Vermeyince Mabud, Neylesin Sultan Mahmut!

  Rivayete göre, Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor. Tıkandı Baba, çay getir!.. Tıkandı Baba, kahve getir!.. Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. – Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi? – Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba. – Anlat Baba anlat! Merak(…)

Share

Din Dersinde

  Öğretmen yeni başladığı sınıfında öğrenciyi kaldırır… -Adın ne evladım senin? -Kevser öğretmenim. -Ne güzel isim, oku baklım Kevser suresini… Öğrenci ezbere okur… -Aferin evladım… Ağzına sağlık… Başka bir öğrenciye döner ve… -Senin adın ne evladım? -Fatih öğretmenim… -OooooOOo çok güzel isim, okur musun Fatiha suresini bizlere? Öğrenci okur… -Aferin evladım, ağzına sağlık… Az geride(…)

Share

Bir evlilik hikayesi

  Yüzü simsiyahtı. Ama kendisi boyamamıştı ki! Kaldı ki, kalbi bembeyazdı. Buna rağmen onu basite alanlar vardı. Dedi ki: -Ya Resûlallah, yüzümün siyahlığı cennete girmeme mani midir? -Asla! -O halde beni niçin insanlar hor görüyorlar, kimse bana niçin kızını vermiyor? -Amir bin Vehebin evine git ve Resûlullah selamı var, kerimeni bana nikahlamanı emretti de. Siyah(…)

Share

Farklılıklar Rabbimizin Varlığının Delilidir

  “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.” (Rûm, 30/22)   Yukarıdaki âyet, farklı etnik kökene veya inanca mensup insanların bir arada barış içinde yaşamalarına temel teşkil edecek ayetlerden biridir. İnsanlık artık küreselleşen ve iletişim teknolojisinin getirileri ile adeta “evrensel(…)

Share

Elhamdülillah

  Hapşıran bir Müslümanın ‘elhamdülillah’ demesi orada bulunanların da hapşıran kişiye‘yerhamükellah / Allah sana rahmet etsin.’ diyerek mukabelede bulunması hapşıran kişinin de tekrar ‘yehdînâ ve yehdîkümullah / Allah (c.c.) bize ve size hidayet etsin.’ demesi Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin sünnet-i seniyyesidir. Eğer olduğu yerde kalmış olsa bir takım kalıcı dertlere sebep olacak olan dimağda toplanmış bulunan(…)

Share

Sevgi, Sevgidir… Zaman, Durum Değiştiremez…

Japonya’da yaşanmış gerçek bir olayı paylaşıyoruz bu sefer sizinle… Evini yeniden dekore ettirmek isteyen adam bunun için resimlerini astığı duvarı yıkar… Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, duvarına 10 sene önce astığı bir tablonun çivisinin ayağına battığı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı(…)

Share

Buhari Cuma 11 20

Allah’ım Sana teslim oldum. Sana iman ettim. Sana güvendim, Sana döndüm, Senin uğruna mücadele ettim Senin hakemliğine razı oldum. Önceden yaptıklarımı ve sonradan yapacaklarımı, gizlediklerimi ve açıkladıklarımı bağışla. Sen en öncesin, Sen en sonrasın. Senden başka ilah yoktur. Buhari , Cuma 1120

Share

Hicri Yılbaşınız Kutlu olsun…

  Muhacir, Allah’ın yasakladığı şeylerden Hicret edendir.   Asırlar önce bu zamanlarda Peygamberimiz ve İlk Müslümanlar Nasıl Hicret Ettilerse, Bizlerin de Kötülüklerden İyiliklere Hicret edebilmemiz dileğiyle   Yeni Hicri Yılımız Mübarek olsun…

Share

Twitter Kullanıcıları Dikkat!

    Eğer twitter kullanıyorsanız ve hala bunu yapmadıysanız….   Küseriz.. Kırılırız…   Belki ağlıyoruzdur bile..   Lütfen bizi twitter da da takip ediniz : https://twitter.com/ibretlikhikaye   Selam ve Sevgi ile… Hicri Yılbaşınız Mübarek Olsun..

Share

Hicri Yılbaşında okunacak dua

  Hicrî senenin kabûlünden beri asırlardır İslâm âleminde 1 Muharrem sene başı olarak kabûl edilmiştir. Hristiyânlığın aslında bulunmayan, fakat sonradan kabûl edilen yılbaşı günü, onlara âit özel bir gündür… Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm 53 yaşındayken Medîne’ye hicret etti. Bir hafta yolculuk yapıp mîlâdî Eylül ayının 20. ve Rebîülevvel’in 8. Pazartesi günü, Medîne yakınındaki Kubâ köyüne vardılar. Cumâ(…)

Share

Hicret Hikayesi

622 – 2014 Hz. İbrahim’in, “Doğrusu ben Rabbimin emrettiği yere hicret ediyorum.” (Ankebut, 26) diyerek hicret ettiğini biliyoruz. Hz. Musa’ya da hicretin emredildiğini görüyoruz: “Doğrusu Biz, (Firavun’un imana yanaşmaması üzerine) Musa’ya ‘Kullarımla birlikte geceleyin yola koyul, onları denizin ortasında kuru bir yola vur. Arkanızdan yetişirler diye endişe etme. Hepsinden öte (Allah’tan başka kimseden) korkma!’ diye(…)

Share